Faaliyetler
AVAZ’ın Konuğu Ömer Kanat

AVAZ buluşmalarının bu haftaki konuğu Uygur İnsan Hakları Projesi ve Dünya Uygur Kurultayı Yürütme Kurulu Başkanı Ömer Kanat’ tı.
Başkan Ömer Kanat’ ın konferansını başta İYİ Parti Konya milletvekili Fahrettin Yokuş olmak üzere AVAZ üyeleri ve konuklar ilgiyle izledi.
Toplantının açılışında bir konuşma yapan AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi Genel Başkanı Şerafettin Deniz Türkiye’ deki tüm kesimlerin Çin Hükümeti’nin Uygur Türklerine yapmış olduğu zulüm ve soykırımı asla kabul etmediklerini, AVAZ’ ın ise soykırımın dünyada duyulması ve Çin’in uygar dünyadan dışlanması, kınanması için her türlü desteği verdiği ve vermeye devam edeceğini söyledi. AVAZ’ın ve AVAZ’ a gönül veren gönül dostlarının hayatlarının her döneminde bu konuyla ilgili yapılan bütün faaliyetlere katıldığının altını çizen Deniz sözlerini şöyle sürdürdü: “Önceki günlerde Prof. Dr. Erkin Emet’ i AVAZ’ da ağırladık ve değerli fikirlerini kamuoyu ile paylaşmasına aracı olduk. Uygur Türkleri kardeşlerimiz hiçbir zaman yalnız olmadı, her zaman yanlarındayız ve yanlarında olmaya devam edeceğiz. AVAZ milletinin sesi olmak için kuruldu ve bu misyonla faaliyetlerine ara vermeden devam ediyor. Uygur Türkü kardeşlerimizin de sesi olmak için üzerimize düşeni her yapmaya zaman hazırız dedi.”
Daha sonra söz alan Uygur İnsan Hakları Projesi ve Dünya Uygur Kurultayı Yürütme Kurulu Başkanı Ömer Kanat, Uygur Türklerinin zülüm ve soykırıma karşı dünya ölçeğinde verdikleri mücadeleyi anlattı. Dünyanın her yerinde Çin zulmünün duyurulması, kınanması ve zulmün son bulması için durmadan çalıştıklarını aktararak şunları söyledi: “Öncelikle bana bu fırsatı veren AVAZ ailesine teşekkür ediyorum. Bu kürsüden Uygur Türklerinin sesi olmaya, karşı karşıya olduğumuz soykırımı ve zulmü anlatmaya çalışacağım. Çin 2017 yılından beri soykırım politikaları uyguluyor. Türkistan’ da altı yıldır Uygur Türkleri ve diğer Müslüman halkın kapatıldığı Çin’in toplama kampları insanları canından bezdirmeye, cehennem hayatı yaşatmaya devam ediyor. Dile kolay 4 milyondan fazla insan Çin Hükümeti tarafından Doğu Türkistan’ daki toplama kamplarında esir tutuluyor.
Buradaki esas ironi ise tutuklanan Uygurlar niye tutuklandıklarını bilmiyor, bu insanları tutuklayanlar niye tutukladıklarını, neden hapse attıklarını bilmiyor. Anne babaları toplama kamplarına götürülen bir milyona yakın Uygur çocuk ailelerinden koparılarak “Çocuk Toplama Kampları”’nda yani yetimhane ve yatılı okullarda asimilasyona uğruyor. Bunları toplama kamplarından bir şekilde kurtulan tanık ifadelerinden öğreniyoruz. Kamplarda tutulan insanlardan kendi kimliklerini, dinlerini ve dillerini inkar etmeleri için baskı yapılıyor. Uygur kadınlarına zorla kürtaj yapılıyor, iradeleri dışında kısırlaştırma uygulamaları yapılıyor, bunun yanında toplu tecavüze uğruyorlar. Çin uzmanı ve araştırmacı doktorların tespitlerine göre Uygur Türklerinin 2017 ve 2019 yılları arasındaki doğum oranı %49 seviyesinde gerilemiştir. Yani yarı yarıya düşmüştür. Kamplardaki işkence ve eziyetler esirlerin psikolojilerini mahvediyor ve kardeşlerimiz intihar ediyor. Öte yandan kamplardaki kardeşlerimizin durumu hakkında bilgi almak mümkün olmadığı için şimdiye kadar ne kadar insanımızın öldüğünü ne kadarının hala hayatta olduğu hakkında bilgimiz yok. Sadece insanımız değil, 8 bin civarında cami yıkıldı bir bu kadarı da başka amaçlarla kullanılıyor. Sadece camilerimiz değil mezarlıklarımız tahrip edildi, kitaplarımız yakıldı, kültür varlıklarımız yıkıldı” dedi.
Toplama kampları dışındaki Uygurların yaşadıklarının da farklı olmadığını belirten Başkan Kanat, Çin Hükümetinin akla hayale gelmeyecek insanlık dışı uygulamaları hayata geçirdiğini aktararak şunları söyledi: “Evlerimize kamera yerleştirerek 24 saat gözetliyorlar, bunun yeterli görmedikleri yerlerde Çin Komünist Partisi üyelerini Uygur evlerine yerleştiriyorlar, kocaları toplama kamplarında olan Uygur kadınlarının yanlarına Çinli erkekleri yerleştirerek dünyada eşi benzeri olmayan çirkin uygulamaları hayata geçiriyorlar. Bu uygulamalarla onurumuzu kırmaya ve bizleri canımızdan bezdirmeye çalışıyorlar. Özet olarak Doğu Türkistan’daki Uygur, Kazak ve diğer Türk ve Müslüman halkların aile hayatı, milli kültür ve dini inancı tamamen yok edilmeye çalışılıyor. Burada bir diğer husus ise Çin Hükümetinin uyguladığı bu soykırım politikasını dünya kamuoyundan gizlemeye çalışmasıdır. Gerek ekonomik gücü, gerekse uyguladığı baskılar çözüm olmamış ve kamplardan kurtulan kardeşlerimizin şahitlikleri, akrabaları kamplarda olanların anlattıkları, uluslararası bağımsız aktivistlerin ve insan hakları örgütlerinin araştırmaları ile uydu görüntüleri soykırımın ve zulmün tüm dünyada bilinmesini sağladı. Çok yetersiz olsa da hatta çok geç de olsa bazı demokratik devletler buna karşı tedbir almaya başladırlar. Dünya Uygur Kurultayı değişik ülkelerde faaliyet yürüten doğu Türkistan ya da Uygur Teşkilatlarının iş birliğiyle doğu Türkistan’daki Çin Soykırımı’na karşı dünya çapında geniş bir lobicilik faaliyeti başlattık. Bugün Uygur meselesi Avrupa Parlamentosu, Amerikan Kongresi ile hemen hemen bütün demokratik devletlerde konuşulan tartışılan bir mesele haline geldi. Şimdiye kadar Kanada, İngiltere, Hollanda, Belçika, Amerika Birleşik Devletleri, Çek Cumhuriyeti, Litvanya, İrlanda, Avrupa birliği ve Tayvan parlamentoları Çin’in Uygurlara yönelik baskısını soykırım ya da insanlığa karşı işlenen suç olarak kabul etmiştir. Diğer demokratik devletlerde de uygar soykırımını kabul ettirmek için lobi çalışmalarımız devam etmektedir.
Amerika’daki Yahudi Müslüman ve Hristiyan dini grupların da iş birliği, insan hakları örgütlerinin desteği sonucunda Haziran 2020’de Uygur insan hakları Siyaseti yasası Amerikan Kongresinde kabul edildi. Ayrıca doğu Türkistan’daki Uygur ve başka Müslüman Türk halklarına yönelik zülüm ve baskı siyasetinde sorumluluğu olan Çin yetkililerine yaptırım uygulamaya başladı. 23 Aralık 2021 tarihinde Uygurların zorla çalışmasını önleme yasa tasarısı Amerika Kongresinde kabul edildi. Doğu Türkistan’ da Uygurların zorla çalıştırılarak üretilen hiçbir ürünün Amerika’ ya girişine izin verilmiyor”.
Mücadelenin sadece ekonomi alanıyla sınırlı kalmadığını hukuksal alanda da faaliyetler yürütüldüğünü söyleyen Başkan Kanat şöyle dedi: “2020’de soykırım yasasına bir temel oluşturmak için Dünya Uygur Kongresi talebi ile Londra’da bağımsız Uygur mahkemesi kuruldu. 500 den fazla tanık dinlendi, kamplardan canlı çıkan 40 civarında şahitle görüştü. Bağımsız mahkeme 100 bin sayfadan fazla belge ve kanıtları gözden geçirdikten sonra 9 Aralık 2021 tarihinde Çin’in Uygurlara yönelik soykırım uyguladığını ve insanlığa karşı suç işlediğini tespit eden 63 sayfalık bir karar yayınladı. Amerika Kanada İngiltere ve Avrupa birliği ilk defa birlikte Uygur soykırımından sorumlu görülen dört yüksek dereceli Çin hükümet yetkilisine yaptırım uyguladı. Ardından 2022 Pekin Olimpiyatlarının Çin’ de yapılmaması için önerge verildi ancak kabul edilmeyince 11 devlet olimpiyatları boykot etti”.
Bunların dışında parlamentolar arası dostluk grupları kurulmasını sağladıklarını, STK’ lara, sendikalara soykırımı anlattıklarının altını çizen Başkan Kanat sözlerine şöyle devam etti: “Lobi çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Ancak bizi en çok üzen şey Türkiye ve birkaç Müslüman Devlet dışında Müslüman camiasından yeterli destek vermemesidir. Daha kötüsü esas vazifesi Müslüman azınlıkların haklarını korumak olan İslam İşbirliği Teşkilatı bile Çin’in Uygurlara yönelik soykırım siyasetini destekleyen bildiriler yayınladı. İki hafta önce Çin Hükümetinin davetlisi olarak Pekin ve Doğu Türkistan’a giden Dünya Müslüman Topluluklar Konsey heyetinin ziyareti tam bir propaganda tatbikatıydı. Dünyanın dört bir yanındaki gazete manşetlerinde imamların Çin Hükümeti’nin politikalarını överek teşekkür ettiğini bildirmesi çok çirkindi. Elbette o heyetteki sözde 30 Müslüman alim ümmetin duygularını asla temsil etmiyor. Medeni dünya artık harekete geçtiği için Çin hükümeti şimdi bu tür saçma sapan numaralara ve propagandaya başvuruyor. Sadece İslam İşbirliği Teşkilatı değil, Suudi Arabistan Prensi Salan’ da Çin’i ziyarete ederek Çin’in Müslümanlara karşı yaptıklarını övdü. Aslında Müslümanlar olarak Doğu Türkistan’ da Müslümanlara yaşatılan vahşetten doğrudan sorumluluğumuz var. Ancak birkaç Müslüman liderin güçlü duruşu bize umut veriyor. Burada Türkiye’de insanların eğitimlerini sağlamak ve Türk üniversitelerinde eğitimlerini tamamlamaları için öğrencilere burs verebilmek için Uygur sivil toplum kuruşlarına sessizce bağış yapıyorlar. İki yıl önce Ocak 2021’de iyi Parti Genel başkanı Meral Akşener Nursimangül Abdureshid’in milletvekillerine hitap etmesi için mecliste konuşmasına imkan verdi. Böylelikle ilk kez bir Uygur, çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede parlamentoda yaşadıklarını anlatma fırsatı buldu. Mart 2021’de İyi Parti Birleşmiş Milletlerin soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılmasına dair sözleşmesi uyarınca Uygurlara yapılan zulmü soykırım olarak tanınması için parlamentoya çağrıda bulundu.”
Müslüman dünyasının ve Türkiye’ nin atması gereken adımların olduğunu söyleyen Başkan Kanat Londra’daki bağımsız Uygur Mahkemesi’nin kararını halka duyurmak için çalışmalı. Eğer uygun bulunursa Çin’in Uygur Türklerine ve Müslüman halka yaptıkları soykırım olarak ilan edilmelidir. Bunlar gerçekleşirse sadece Türkiye’ de değil dünyada da çok etkili olacaktır diyerek sözlerini tamamladı.






Duyurular
Balıkesir’de Kuva-yı Milliye Ruhu Yeniden Haykırıldı: “Bayrak Bizim, Vatan Bizim, Mücadele Bizim!”
AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi, teşkilatlarıyla birlikte Balıkesir’de düzenlenen “İhanete Karşı BAYRAK AÇIYORUM” mitingine katıldı. Kuva-yı Milliye Meydanı’nı dolduran on binlerce vatandaş, Cumhuriyet, milli irade ve Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü vurgusuyla güçlü mesajlar verdi.
Balıkesir, tarihinden aldığı Kuva-yı Milliye ruhuyla bir kez daha millet iradesinin ve bağımsızlık idealinin güçlü adreslerinden biri oldu.
“İhanete Karşı BAYRAK AÇIYORUM” mitinginde Kuva-yı Milliye Meydanı’nı dolduran on binlerce vatandaş, Türk bayraklarıyla tek yürek oldu. Meydanda Cumhuriyetin temel değerlerine, milli egemenliğe, Türkiye’nin bağımsızlığına ve milletin birlik ve beraberliğine sahip çıkan güçlü bir irade ortaya konuldu.
Mitinge AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi Genel Başkanı Şerafettin Deniz ile birlikte AVAZ teşkilatları da geniş katılım sağladı.
“Kuva-yı Milliye ruhu ölmedi, ölmeyecek”
Meydanda yükselen ortak ses, Balıkesir’in tarihsel misyonunu bir kez daha hatırlattı.
“Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın millet!” sloganlarının yankılandığı Kuva-yı Milliye Meydanı’nda, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı ve milli iradenin korunması gerektiğine yönelik mesajlar öne çıktı.
AVAZ Genel Başkanı Şerafettin Deniz ve beraberindeki teşkilat mensupları, mitingin ardından yaptıkları değerlendirmelerde, Türk milletinin tarih boyunca karşılaştığı bütün zorlukları milli birlik ve beraberlik içerisinde aşmayı başardığına dikkat çekti.
Türkiye’nin geleceğine ilişkin tartışmaların yürütüldüğü bir dönemde, milli devlet yapısının, üniter bütünlüğün ve Cumhuriyetin temel kazanımlarının korunmasının büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Deniz: “Milli iradenin üzerinde hiçbir irade kabul edilemez”
AVAZ Genel Başkanı Şerafettin Deniz’in değerlendirmelerinde, Türkiye’nin terörle mücadele tecrübesi, toplumsal birlik ve milli egemenlik başlıkları öne çıktı.
Deniz, Türkiye’nin terörle mücadelede elde ettiği kazanımların, milletin birlik ve beraberliğini zedeleyecek hiçbir yaklaşımın gölgesinde bırakılmaması gerektiğine işaret ederken, çözüm arayışlarının Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Anayasa’nın temel ilkeleri ve milli irade temelinde yürütülmesi gerektiğini savundu.
Deniz’in değerlendirmelerinde ayrıca, terörün sona erdirilmesine yönelik her adımın Türkiye’nin güvenliği ve toplumsal huzurunu güçlendirmesi gerektiği, ancak bu süreçlerin milli egemenlikten ve devletin temel niteliklerinden taviz verilmesi anlamına gelmemesi gerektiği mesajı öne çıktı.
AVAZ Genel Başkanı, terörle mücadelede gelinen noktada Türkiye’nin önceliğinin, şehitlerin emaneti olan vatanın bütünlüğünü korumak, Türk milletinin kardeşliğini güçlendirmek ve gelecek nesillere güçlü bir Türkiye bırakmak olması gerektiğini ifade etti.
“Kanun devleti olmanın gereği, herkes için aynı hukuktur”
Mitingde öne çıkan bir diğer başlık ise hukuk ve kanun devleti vurgusu oldu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu hatırlatılırken, devletin bütün vatandaşlarının hukuk önünde eşit olması ve kanunların milletin ortak iradesini temsil eden temel düzenlemeler olarak uygulanması gerektiği belirtildi.
AVAZ cephesinden yapılan değerlendirmelerde, kanunların kişilere, gruplara veya siyasi hesaplara göre değil; devletin bekası, kamu düzeni, adalet ve milletin ortak menfaatleri doğrultusunda ele alınması gerektiği vurgulandı.
“Bu millet karanlığı aydınlığa çevirecek iradeye sahiptir”
Balıkesir’deki buluşmanın yalnızca bir miting olmadığını belirten AVAZ teşkilatları, ortaya konulan iradenin Türkiye’nin geleceğine ilişkin güçlü bir toplumsal hassasiyetin göstergesi olduğunu ifade etti.
Kuva-yı Milliye’nin doğduğu Balıkesir’den verilen mesajın, aradan geçen yüzyıla rağmen aynı ruhu taşıdığına dikkat çekildi.
AVAZ Genel Merkezi tarafından yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:
“Kuva-yı Milliye ruhu ölmedi, ölmeyecek. Bu millet; karanlığı aydınlığa çevirecek iradeye, cesarete ve inanca sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklali, istikbali ve birliği için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.”
AVAZ Genel Merkezi, Türk milletinin ve Türk devletinin bağımsızlığı, birliği ve geleceği için ortaya konulan her meşru mücadelenin yanında durmaya devam edeceğini bildirdi.
Balıkesir’de Kuva-yı Milliye Meydanı’nı dolduran on binlerce vatandaşın ortak mesajı ise netti:
Bayrak bizim.
Vatan bizim.
Mücadele bizim.
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Türk Milleti!
















Duyurular
EMEKLİNİN ÇIĞLIĞI ANKARA’DAN YÜKSELDİ
AVAZ Başkanı Şerafettin Deniz: “Emeklilerin Sesi Duyulana Kadar Mücadelemizi Sürdüreceğiz”
AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi tarafından, paydaş kuruluşların katkılarıyla düzenlenen “Emeklinin Çığlığı” Paneli, 15 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da yoğun katılım ve büyük ilgiyle gerçekleştirildi. Emeklilerin ekonomik ve sosyal sorunlarının ele alındığı panel, farklı kesimleri ortak bir amaç etrafında buluşturarak önemli bir dayanışma örneği ortaya koydu.
Programın açılış konuşmasını yapan AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi Başkanı Şerafettin Deniz, son yıllarda emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısının toplumun en önemli sorunlarından biri haline geldiğini belirterek, emeklilerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet ve insan onuru açısından da desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Deniz konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu paneli düzenlememizin temel amacı, yıllarca ülkesine hizmet etmiş emeklilerimizin yaşadığı sorunları görünür kılmak, onların sesini daha güçlü duyurmak ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşmaktır. Emeklilerimizin karşı karşıya bulunduğu zorluklar, yalnızca onların değil, toplumun tamamının ortak meselesidir. Bugün burada farklı siyasi görüşlerden temsilcilerin, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının ve emeklilerimizin bir araya gelmesi, ortak sorunlara ortak akılla çözüm üretme iradesinin güçlü bir göstergesidir.”
Panelin moderatörlüğünü de üstlenen Şerafettin Deniz, emeklilerin taleplerinin siyaset üstü bir konu olduğunu belirterek, sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi ve emeklilerin yaşam standartlarının iyileştirilmesi için tüm kesimlerin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
Panelde; İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ ile CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu konuşmacı olarak yer aldı. Katılımcılar, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunları, sosyal haklara ilişkin beklentileri ve çözüm önerilerini kapsamlı şekilde değerlendirdi.
Program; farklı siyasi partilerden temsilcileri, sendikaları, emekli derneklerini ve sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda buluşturarak, emeklilerin ortak sorunlarına yönelik çözüm arayışlarının güçlenmesine katkı sağladı.
Panele; İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, AVAZ Onursal Başkanı ve 24. Dönem Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, eski milletvekilleri Bahiç Çelik, Ali Uzunırmak ve Hanifi Çelik, eski milletvekili ve İYİ Parti Ankara İl Başkanı Dr. Yener Yıldırım ile Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Saadet Partisi Ankara teşkilatlarının yöneticileri, İYİ Parti ilçe başkanları, HÜR-SEN ve BASK Konfederasyonu yöneticileri, emekli sendikaları, emekli dernekleri ve çok sayıda emekli vatandaş katıldı.
Programın sonunda değerlendirmelerde bulunan AVAZ Başkanı Şerafettin Deniz, panelin ortaya koyduğu birliktelik ve dayanışmanın son derece kıymetli olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Emeklilerimizin sesi olmaya, onların haklı taleplerini kamuoyunun ve karar vericilerin gündeminde tutmaya devam edeceğiz. Sosyal adaletin güçlenmesi ve emeklilerimizin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu anlamlı buluşmaya katkı sunan tüm panelistlerimize, siyasi parti temsilcilerimize, sendikalarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza ve katılım sağlayan bütün misafirlerimize teşekkür ediyorum.”
Şerafettin Deniz ayrıca, organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi yöneticilerine, üyelerine ve gönüllülerine teşekkür ederek, elde edilen başarının ortak emek, ortak inanç ve ortak sorumluluk anlayışının bir sonucu olduğunu ifade etti.
“Emeklinin Çığlığı” Paneli, emeklilerin sorunlarının daha güçlü şekilde gündeme taşınması ve çözüm odaklı çalışmaların geliştirilmesi adına önemli bir adım olarak değerlendirildi. AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi, emeklilerin hak ve taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceğini kamuoyuna duyurdu.









Duyurular
AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi İstanbul Şubesi’nin 1. Olağan Kongresi Coşkuyla Gerçekleştirildi
AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi İstanbul Şubesi’nin 1. Olağan Kongresi, 16 Mayıs 2026 tarihinde yoğun katılım, büyük bir heyecan ve güçlü bir birlik ruhu içerisinde gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı bölgelerinden teşkilat mensuplarının, üyelerin ve davetlilerin katıldığı kongre, birlik ve beraberlik mesajlarının ön plana çıktığı anlamlı bir buluşmaya sahne oldu.
Kongrede yapılan seçim sonucunda Özgür Güneş ÖÇALAN yeniden AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi İstanbul Şube Başkanlığı görevine seçildi. Yeni yönetim kurulunun belirlenmesiyle birlikte teşkilat mensupları, önümüzdeki döneme ilişkin kararlılık ve mücadele vurgusu yaptı.
Kongrede konuşan AVAZ Genel Başkanı Şerafettin Deniz, İstanbul teşkilatının ortaya koyduğu birlik tablosunun büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“AVAZ, milletine ve değerlerine bağlı kadrolarıyla her geçen gün daha da büyüyen güçlü bir harekettir. İstanbul Şubemizin gerçekleştirdiği bu kongre; birlik ruhunun, kardeşliğin ve ortak ideal etrafında kenetlenmenin en güzel örneklerinden biri olmuştur. Bu kutlu yürüyüşte emek veren tüm dava arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, yeniden göreve seçilen Özgür Güneş ÖÇALAN ve yönetimini gönülden tebrik ediyorum. İnancımız tamdır ki İstanbul teşkilatımız, önümüzdeki dönemde çok daha önemli çalışmalara imza atacaktır.”
Kongrenin ardından 17 Mayıs 2026 tarihinde AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen konferans programı da yoğun ilgi gördü. Değerli konuşmacı Orkun Özeller’in katılımıyla gerçekleştirilen programda; fikir, kültür ve toplumsal dayanışma üzerine önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Katılımcıların büyük ilgi gösterdiği konferans, soru-cevap bölümüyle interaktif bir atmosferde tamamlandı.
Yeniden AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi İstanbul Şube Başkanlığına seçilen Özgür Güneş ÖÇALAN ise yaptığı teşekkür konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bizlere yeniden bu görevi layık gören tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum. AVAZ’ın İstanbul’daki yürüyüşünü daha güçlü hale getirmek için aynı inanç ve kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Kongremize ve konferans programımıza katılım sağlayan Genel Merkez yöneticilerimize, kıymetli üyelerimize ve emek veren tüm dava arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Ortaya çıkan bu birlik ve dayanışma tablosu bizlere büyük bir umut ve motivasyon vermiştir.”
Program sonunda organizasyonda emeği geçen tüm gönüllülere ve teşkilat mensuplarına teşekkür edilirken, AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi’nin önümüzdeki dönemde de çalışmalarını aynı azim ve kararlılıkla sürdüreceği vurgulandı.

















-
Faaliyetler4 sene ago
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!
-
Duyurular3 sene ago
AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi Başkanı Şerafettin Deniz; “Psikiyatrist ve Psikologları Göreve Davet Ediyorum”
-
Faaliyetler4 sene agoAvaz Araştırma ve Strateji Merkezi Başkanı Şerafettin DENİZ Canlı Yayına Katıldı.
-
Faaliyetler2 sene agoAVAZ Araştırma ve Starteji Merkezi’nin Yeni Yönetimi görev dağılım yaptı.
-
Duyurular4 sene agoDAVET: 1. Olağan Genel Kurulu 19 Mart 2022 Cumartesi Saat 11:00
-
Faaliyetler4 sene ago
18 Mart Çanakkale Zaferi Kutlu Olsun!
-
Faaliyetler4 sene agoCHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SAYIN MUHARREM ERKEK’i ZİYARET ETTİK
-
Faaliyetler4 sene ago
1. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi
