Connect with us

Faaliyetler

AVAZ’ın Konuğu Ömer Kanat

Published

on

AVAZ Araştırma ve Strateji Başkanı Şerafettin Deniz

AVAZ buluşmalarının bu haftaki konuğu Uygur İnsan Hakları Projesi ve Dünya Uygur Kurultayı Yürütme Kurulu Başkanı Ömer Kanat’ tı.
Başkan Ömer Kanat’ ın konferansını başta İYİ Parti Konya milletvekili Fahrettin Yokuş olmak üzere AVAZ üyeleri ve konuklar ilgiyle izledi.
Toplantının açılışında bir konuşma yapan AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi Genel Başkanı Şerafettin Deniz Türkiye’ deki tüm kesimlerin Çin Hükümeti’nin Uygur Türklerine yapmış olduğu zulüm ve soykırımı asla kabul etmediklerini, AVAZ’ ın ise soykırımın dünyada duyulması ve Çin’in uygar dünyadan dışlanması, kınanması için her türlü desteği verdiği ve vermeye devam edeceğini söyledi. AVAZ’ın ve AVAZ’ a gönül veren gönül dostlarının hayatlarının her döneminde bu konuyla ilgili yapılan bütün faaliyetlere katıldığının altını çizen Deniz sözlerini şöyle sürdürdü: “Önceki günlerde Prof. Dr. Erkin Emet’ i AVAZ’ da ağırladık ve değerli fikirlerini kamuoyu ile paylaşmasına aracı olduk. Uygur Türkleri kardeşlerimiz hiçbir zaman yalnız olmadı, her zaman yanlarındayız ve yanlarında olmaya devam edeceğiz. AVAZ milletinin sesi olmak için kuruldu ve bu misyonla faaliyetlerine ara vermeden devam ediyor. Uygur Türkü kardeşlerimizin de sesi olmak için üzerimize düşeni her yapmaya zaman hazırız dedi.”
 
Daha sonra söz alan Uygur İnsan Hakları Projesi ve Dünya Uygur Kurultayı Yürütme Kurulu Başkanı Ömer Kanat, Uygur Türklerinin zülüm ve soykırıma karşı dünya ölçeğinde verdikleri mücadeleyi anlattı. Dünyanın her yerinde Çin zulmünün duyurulması, kınanması ve zulmün son bulması için durmadan çalıştıklarını aktararak şunları söyledi: “Öncelikle bana bu fırsatı veren AVAZ ailesine teşekkür ediyorum. Bu kürsüden Uygur Türklerinin sesi olmaya, karşı karşıya olduğumuz soykırımı ve zulmü anlatmaya çalışacağım. Çin 2017 yılından beri soykırım politikaları uyguluyor. Türkistan’ da altı yıldır Uygur Türkleri ve diğer Müslüman halkın kapatıldığı Çin’in toplama kampları insanları canından bezdirmeye, cehennem hayatı yaşatmaya devam ediyor. Dile kolay 4 milyondan fazla insan Çin Hükümeti tarafından Doğu Türkistan’ daki toplama kamplarında esir tutuluyor.
Buradaki esas ironi ise tutuklanan Uygurlar niye tutuklandıklarını bilmiyor, bu insanları tutuklayanlar niye tutukladıklarını, neden hapse attıklarını bilmiyor. Anne babaları toplama kamplarına götürülen bir milyona yakın Uygur çocuk ailelerinden koparılarak “Çocuk Toplama Kampları”’nda yani yetimhane ve yatılı okullarda asimilasyona uğruyor. Bunları toplama kamplarından bir şekilde kurtulan tanık ifadelerinden öğreniyoruz. Kamplarda tutulan insanlardan kendi kimliklerini, dinlerini ve dillerini inkar etmeleri için baskı yapılıyor. Uygur kadınlarına zorla kürtaj yapılıyor, iradeleri dışında kısırlaştırma uygulamaları yapılıyor, bunun yanında toplu tecavüze uğruyorlar. Çin uzmanı ve araştırmacı doktorların tespitlerine göre Uygur Türklerinin 2017 ve 2019 yılları arasındaki doğum oranı %49 seviyesinde gerilemiştir. Yani yarı yarıya düşmüştür. Kamplardaki işkence ve eziyetler esirlerin psikolojilerini mahvediyor ve kardeşlerimiz intihar ediyor. Öte yandan kamplardaki kardeşlerimizin durumu hakkında bilgi almak mümkün olmadığı için şimdiye kadar ne kadar insanımızın öldüğünü ne kadarının hala hayatta olduğu hakkında bilgimiz yok. Sadece insanımız değil, 8 bin civarında cami yıkıldı bir bu kadarı da başka amaçlarla kullanılıyor. Sadece camilerimiz değil mezarlıklarımız tahrip edildi, kitaplarımız yakıldı, kültür varlıklarımız yıkıldı” dedi.
 
Toplama kampları dışındaki Uygurların yaşadıklarının da farklı olmadığını belirten Başkan Kanat, Çin Hükümetinin akla hayale gelmeyecek insanlık dışı uygulamaları hayata geçirdiğini aktararak şunları söyledi: “Evlerimize kamera yerleştirerek 24 saat gözetliyorlar, bunun yeterli görmedikleri yerlerde Çin Komünist Partisi üyelerini Uygur evlerine yerleştiriyorlar, kocaları toplama kamplarında olan Uygur kadınlarının yanlarına Çinli erkekleri yerleştirerek dünyada eşi benzeri olmayan çirkin uygulamaları hayata geçiriyorlar. Bu uygulamalarla onurumuzu kırmaya ve bizleri canımızdan bezdirmeye çalışıyorlar. Özet olarak Doğu Türkistan’daki Uygur, Kazak ve diğer Türk ve Müslüman halkların aile hayatı, milli kültür ve dini inancı tamamen yok edilmeye çalışılıyor. Burada bir diğer husus ise Çin Hükümetinin uyguladığı bu soykırım politikasını dünya kamuoyundan gizlemeye çalışmasıdır. Gerek ekonomik gücü, gerekse uyguladığı baskılar çözüm olmamış ve kamplardan kurtulan kardeşlerimizin şahitlikleri, akrabaları kamplarda olanların anlattıkları, uluslararası bağımsız aktivistlerin ve insan hakları örgütlerinin araştırmaları ile uydu görüntüleri soykırımın ve zulmün tüm dünyada bilinmesini sağladı. Çok yetersiz olsa da hatta çok geç de olsa bazı demokratik devletler buna karşı tedbir almaya başladırlar. Dünya Uygur Kurultayı değişik ülkelerde faaliyet yürüten doğu Türkistan ya da Uygur Teşkilatlarının iş birliğiyle doğu Türkistan’daki Çin Soykırımı’na karşı dünya çapında geniş bir lobicilik faaliyeti başlattık. Bugün Uygur meselesi Avrupa Parlamentosu, Amerikan Kongresi ile hemen hemen bütün demokratik devletlerde konuşulan tartışılan bir mesele haline geldi. Şimdiye kadar Kanada, İngiltere, Hollanda, Belçika, Amerika Birleşik Devletleri, Çek Cumhuriyeti, Litvanya, İrlanda, Avrupa birliği ve Tayvan parlamentoları Çin’in Uygurlara yönelik baskısını soykırım ya da insanlığa karşı işlenen suç olarak kabul etmiştir. Diğer demokratik devletlerde de uygar soykırımını kabul ettirmek için lobi çalışmalarımız devam etmektedir.
Amerika’daki Yahudi Müslüman ve Hristiyan dini grupların da iş birliği, insan hakları örgütlerinin desteği sonucunda Haziran 2020’de Uygur insan hakları Siyaseti yasası Amerikan Kongresinde kabul edildi. Ayrıca doğu Türkistan’daki Uygur ve başka Müslüman Türk halklarına yönelik zülüm ve baskı siyasetinde sorumluluğu olan Çin yetkililerine yaptırım uygulamaya başladı. 23 Aralık 2021 tarihinde Uygurların zorla çalışmasını önleme yasa tasarısı Amerika Kongresinde kabul edildi. Doğu Türkistan’ da Uygurların zorla çalıştırılarak üretilen hiçbir ürünün Amerika’ ya girişine izin verilmiyor”.
 
Mücadelenin sadece ekonomi alanıyla sınırlı kalmadığını hukuksal alanda da faaliyetler yürütüldüğünü söyleyen Başkan Kanat şöyle dedi: “2020’de soykırım yasasına bir temel oluşturmak için Dünya Uygur Kongresi talebi ile Londra’da bağımsız Uygur mahkemesi kuruldu. 500 den fazla tanık dinlendi, kamplardan canlı çıkan 40 civarında şahitle görüştü. Bağımsız mahkeme 100 bin sayfadan fazla belge ve kanıtları gözden geçirdikten sonra 9 Aralık 2021 tarihinde Çin’in Uygurlara yönelik soykırım uyguladığını ve insanlığa karşı suç işlediğini tespit eden 63 sayfalık bir karar yayınladı. Amerika Kanada İngiltere ve Avrupa birliği ilk defa birlikte Uygur soykırımından sorumlu görülen dört yüksek dereceli Çin hükümet yetkilisine yaptırım uyguladı. Ardından 2022 Pekin Olimpiyatlarının Çin’ de yapılmaması için önerge verildi ancak kabul edilmeyince 11 devlet olimpiyatları boykot etti”.
 
Bunların dışında parlamentolar arası dostluk grupları kurulmasını sağladıklarını, STK’ lara, sendikalara soykırımı anlattıklarının altını çizen Başkan Kanat sözlerine şöyle devam etti: “Lobi çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Ancak bizi en çok üzen şey Türkiye ve birkaç Müslüman Devlet dışında Müslüman camiasından yeterli destek vermemesidir. Daha kötüsü esas vazifesi Müslüman azınlıkların haklarını korumak olan İslam İşbirliği Teşkilatı bile Çin’in Uygurlara yönelik soykırım siyasetini destekleyen bildiriler yayınladı. İki hafta önce Çin Hükümetinin davetlisi olarak Pekin ve Doğu Türkistan’a giden Dünya Müslüman Topluluklar Konsey heyetinin ziyareti tam bir propaganda tatbikatıydı. Dünyanın dört bir yanındaki gazete manşetlerinde imamların Çin Hükümeti’nin politikalarını överek teşekkür ettiğini bildirmesi çok çirkindi. Elbette o heyetteki sözde 30 Müslüman alim ümmetin duygularını asla temsil etmiyor. Medeni dünya artık harekete geçtiği için Çin hükümeti şimdi bu tür saçma sapan numaralara ve propagandaya başvuruyor. Sadece İslam İşbirliği Teşkilatı değil, Suudi Arabistan Prensi Salan’ da Çin’i ziyarete ederek Çin’in Müslümanlara karşı yaptıklarını övdü. Aslında Müslümanlar olarak Doğu Türkistan’ da Müslümanlara yaşatılan vahşetten doğrudan sorumluluğumuz var. Ancak birkaç Müslüman liderin güçlü duruşu bize umut veriyor. Burada Türkiye’de insanların eğitimlerini sağlamak ve Türk üniversitelerinde eğitimlerini tamamlamaları için öğrencilere burs verebilmek için Uygur sivil toplum kuruşlarına sessizce bağış yapıyorlar. İki yıl önce Ocak 2021’de iyi Parti Genel başkanı Meral Akşener Nursimangül Abdureshid’in milletvekillerine hitap etmesi için mecliste konuşmasına imkan verdi. Böylelikle ilk kez bir Uygur, çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede parlamentoda yaşadıklarını anlatma fırsatı buldu. Mart 2021’de İyi Parti Birleşmiş Milletlerin soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılmasına dair sözleşmesi uyarınca Uygurlara yapılan zulmü soykırım olarak tanınması için parlamentoya çağrıda bulundu.”
Müslüman dünyasının ve Türkiye’ nin atması gereken adımların olduğunu söyleyen Başkan Kanat Londra’daki bağımsız Uygur Mahkemesi’nin kararını halka duyurmak için çalışmalı. Eğer uygun bulunursa Çin’in Uygur Türklerine ve Müslüman halka yaptıkları soykırım olarak ilan edilmelidir. Bunlar gerçekleşirse sadece Türkiye’ de değil dünyada da çok etkili olacaktır diyerek sözlerini tamamladı.

Continue Reading

Duyurular

AVAZ Genel Merkezi Dualarla Açıldı

Published

on

By

Güçlü Fikirlerin Yeni Adresi AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi’nin yeni Genel Merkez binası, 11 Nisan 2026 tarihinde , İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun katılımıyla düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Yoğun katılımla gerçekleşen programa; eski ve yeni milletvekilleri, bürokratlar, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri ile AVAZ’ın İzmir, İstanbul ve Bursa şube başkanları ve çok sayıda davetli iştirak etti. Ulusal basının da yakından takip ettiği açılış, güçlü bir birlik ve ortak irade görüntüsü ortaya koydu.

Açılışta konuşan AVAZ Genel Başkanı Şerafettin Deniz, merkezin kuruluş amacının Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu stratejik aklı üretmek, politika geliştirmek ve geleceğe yön verecek fikirleri kurumsal bir çatı altında toplamak olduğunu ifade etti. AVAZ’ın yalnızca bir düşünce kuruluşu olmadığını vurgulayan Deniz, aynı zamanda bir duruşun, bir iradenin ve bir vizyonun temsilcisi olduğunu dile getirdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise yaptığı konuşmada AVAZ’ın kısa sürede önemli bir fikir ve strateji merkezi haline geldiğine dikkat çekerek, Türkiye’nin temel meselelerine çözüm üreten bu tür yapıların önemine vurgu yaptı. AVAZ’ın; akademik birikimi, saha tecrübesini ve milli perspektifi bir araya getiren yapısıyla Türkiye’nin geleceğinde etkin rol oynayacağını ifade etti.

AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi; ekonomi, dış politika, ulaştırma, güvenlik, sosyal politikalar ve kalkınma başta olmak üzere birçok alanda araştırmalar yapmayı, raporlar hazırlamayı ve karar vericilere yol gösterici stratejiler sunmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda farklı görüşlerin ortak akıl zemininde buluşmasını sağlayan bir platform olma misyonunu da üstlenmektedir.

Bilimsel veriye dayalı analizler, saha çalışmaları ve stratejik öngörülerle Türkiye’nin geleceğine katkı sunmayı amaçlayan AVAZ; genç araştırmacıları, akademisyenleri ve alanında uzman isimleri bir araya getirerek güçlü bir entelektüel üretim merkezi olma yolunda ilerlemektedir.

Açılış töreni, yapılan dualar ve kurdele kesiminin ardından katılımcıların yeni genel merkez binasını gezmesiyle sona erdi.

Bu anlamlı açılış, AVAZ’ın yalnızca bir merkez değil; Türkiye’nin yarınlarına yön verme iddiası taşıyan güçlü bir akıl ve vizyon hareketi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Continue Reading

Duyurular

AVAZ Strateji Genel Başkanı Şerafettin Deniz, TİVİ6’da Gündemi Değerlendirdi

Published

on

By

 “Sivil toplumun güçlenmesi, milli perspektifle strateji üretimi ve doğru yönetim anlayışı Türkiye’nin yarınlarını belirleyecek”

AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi Genel Başkanı Şerafettin Deniz, TİVİ6 ekranlarında yayınlanan Tacire Baktaş’ın moderatörlüğünü yaptığıSöz Hakkı programına İyi Parti GİK Üyesi Prof. Dr. Elif Loğoğlu, İyi Parti Ankara İl Başkanı Dr. Yener Yıldırım ile beraber konuk olarak Türkiye’nin güncel meselelerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Sivil Toplum Siyasetin Tamamlayıcısıdır

Programda; sivil toplumun rolü, Türkiye’de yönetim anlayışı, ekonomik ve toplumsal sorunlar ile milli perspektifte strateji üretmenin önemi ele alındı. Deniz, sivil toplum kuruluşlarının demokratik sistemin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek, “Siyasetin eksik kaldığı noktada sivil toplum devreye girer; doğruyu destekler, yanlışı eleştirir ve toplum adına denge unsuru oluşturur” ifadelerini kullandı.

AVAZ’ın bir düşünce kuruluşu olarak çalışmalarına değinen Deniz, merkezin temel amacının Türkiye’nin meselelerini milli bir perspektifle analiz etmek ve çözüm önerileri geliştirmek olduğunu belirtti. Bu doğrultuda akademisyenler, uzmanlar ve farklı kesimlerden isimlerle bir araya geldiklerini ifade eden Deniz, hazırlanan rapor ve çalışmaların hem kamuoyu hem de ilgili siyasi aktörlerle paylaşıldığını söyledi.

Türkiye’de sivil toplumun karşılaştığı zorluklara da değinen Deniz, demokratik işleyişin güçlenmesinin sivil toplumun etkinliğini doğrudan etkilediğini vurguladı. Bağımsız ve güçlü bir sivil toplum yapısının, ülkenin daha iyi yönetilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Ekonomik Krizin Yanı Sıra Toplumsal Değer Erozyonu

Konuşmasında Türkiye’nin temel sorunlarından birinin “yönetim krizi” olduğunu belirten Deniz, ülkenin sahip olduğu kaynakların doğru planlama ve önceliklendirme ile çok daha etkin kullanılabileceğini dile getirdi. Ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal ve kültürel alanlarda yaşanan değer kaybına da dikkat çeken Deniz, bu alanlarda da kapsamlı bir iyileşme sürecine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Gençlere Çağrı: İdealist Bir Nesil Şart

Türkiye’nin geleceği açısından gençlerin rolüne dikkat çeken Deniz, idealist bireylerin sayısının artırılması gerektiğini belirtti. Hayal kurabilen, hedef koyabilen ve mücadele edebilen bir gençliğin ülkenin en büyük gücü olacağını ifade etti.

Milli Perspektif Olmadan Kalıcı Çözüm Mümkün Değil

Dış kaynaklı veya toplumsal değerlerle örtüşmeyen politikaların kalıcı çözüm üretmeyeceğini vurgulayan Deniz, özellikle geçmişte yürütülen “açılım süreci”ne de atıfta bulunarak önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin kronik meselelerinde çözüm arayışlarının, milletin ortak değerleri ve toplumsal hassasiyetleri dikkate alınmadan yürütülmesinin uzun vadede sürdürülebilir sonuçlar doğurmadığını ifade etti.

Deniz, açılım süreci benzeri girişimlerin, toplumun tüm kesimlerini kapsayan güçlü bir milli mutabakat zemini oluşturulmadan hayata geçirilmesinin, beklenen faydayı sağlamadığını belirterek; “Toplumsal meşruiyeti güçlü, milli hassasiyetleri gözeten ve şeffaf bir şekilde yürütülen politikalar olmadan kalıcı çözümler üretmek mümkün değildir” dedi.

Strateji ve politika üretiminde yerli dinamiklerin esas alınması gerektiğini dile getiren Deniz, Türkiye’nin kendi sosyolojik gerçekliği, tarihi birikimi ve milli değerleri doğrultusunda geliştirilmiş yaklaşımların hem toplumsal kabulü artıracağını hem de uygulama başarısını güçlendireceğini ifade etti.

AVAZ Türkiye Genelinde Yapılanıyor

AVAZ’ın yalnızca Ankara merkezli bir yapı olmadığını, Türkiye genelinde teşkilatlanma çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Deniz; İstanbul, İzmir ve Erzurum’un ardından Bursa ve Adana’da da şubeleşme hedeflerinin bulunduğunu ifade etti.

Önümüzdeki döneme ilişkin planlarını da paylaşan Deniz, yeni yönetim kadrosu ile birlikte daha aktif ve üretken bir süreç hedeflediklerini belirterek, 11 Nisan’da yeni genel merkez binasının açılışını gerçekleştireceklerini duyurdu.

AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi, önümüzdeki süreçte de Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve stratejik meselelerine yönelik çalışmalarını sürdürmeye devam edecek.

Continue Reading

Faaliyetler

AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi 3. Olağan Genel Kurulu Büyük Bir Katılımla Gerçekleştirildi

Published

on

By

28 Mart 2026 tarihinde AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi’nin 3. Olağan Genel Kurulu, geniş katılım ve yüksek bir heyecanla başarıyla gerçekleştirildi.

Birlik, olgunluk ve güçlü bir iradenin hâkim olduğu Genel Kurul, AVAZ’ın kurumsal gelişiminde önemli bir dönüm noktası olarak kayda geçti. Programa; İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları, milletvekilleri, önceki dönem milletvekilleri, değerli bürokratlar, il ve ilçe teşkilat yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve AVAZ ailesinin kıymetli üyeleri yoğun ilgi gösterdi.

Gerçekleştirilen Genel Kurul’da; Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulu üyeleri belirlenerek, yeni dönemin güçlü ve kararlı kadrosu oluşturuldu. Bu yeni yapılanma ile birlikte AVAZ’ın stratejik kapasitesinin daha da güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Program kapsamında söz alan konuşmacılar, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu güncel sorunlara dikkat çekerek çözüm odaklı önerilerini paylaştı. Konuşmalarda, düşünce üretiminin, stratejik aklın ve ortak vizyonun önemi vurgulanırken, AVAZ’ın önümüzdeki süreçte üstleneceği rolün kritik olduğu ifade edildi.

Genel Başkan Şerafettin Deniz: “AVAZ, Türkiye’nin yarınlarına yön veren bir akıl merkezi olacaktır”

Genel Kurul’da konuşan AVAZ Genel Başkanı Sayın Şerafettin Deniz, geride bırakılan döneme ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Deniz, konuşmasında sadece mevcut durumu analiz etmekle kalmayarak, geleceğe dair güçlü ve vizyoner mesajlar verdi.

AVAZ’ın kuruluş amacına dikkat çeken Deniz, “Bizler günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışın temsilcileriyiz. AVAZ; düşüncenin üretildiği, stratejinin geliştirildiği ve milletimizin ihtiyaçlarına çözüm üretildiği bir merkez olma iddiasını her geçen gün daha da güçlendirmektedir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin içinden geçtiği sürecin, akılcı politikalar ve güçlü bir vizyon gerektirdiğini vurgulayan Deniz, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Önümüzdeki dönemde, sadece eleştiren değil; çözüm üreten, yön gösteren ve geleceğe ışık tutan bir anlayışla hareket edeceğiz. Dijitalleşmeden ekonomiye, eğitimden toplumsal yapıya kadar her alanda kapsamlı çalışmalar yürütecek; bilimsel veriler ışığında politika önerileri geliştireceğiz. AVAZ, Türkiye’nin yarınlarına yön veren bir akıl merkezi olacaktır.”

Yeni dönemin sadece bir yönetim değişikliği değil, aynı zamanda bir vizyon yenilenmesi olduğuna dikkat çeken Deniz, birlik ve kararlılık vurgusu yaparak sözlerini tamamladı.

Kararlılıkla Geleceğe

AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi, yeni dönemde; aklın, bilimin ve stratejik düşüncenin rehberliğinde çalışmalarını sürdürmeye, milletin sesi olmaya ve Türkiye’nin geleceğine katkı sunmaya kararlılıkla devam edecektir.

Genel Kurul’a katılım sağlayan, destek veren ve bu büyük yürüyüşte AVAZ ile birlikte olan tüm paydaşlara teşekkür edildi.

Continue Reading

Popüler İçerikler